Mahmudiye’de icradan satılık yarış atı ilanı gördüğümde içim burkuldu.. Bir zamanlar şampiyon atların yetiştiği, Osmanlı’nın göz bebeği Mahmudiye, bugün icradan satılık yarış atlarıyla anılır hale geldi. Bu durum, sadece bir sektörün çöküşünü değil, aynı zamanda bir mirasın, bir tarihin yok oluşunu da gözler önüne seriyor. Mahmudiye, II. Mahmut döneminde Osmanlı ordusunun at ihtiyacını karşılamak için kurulmuş, yıllar içinde Türkiye’nin en değerli yarış atlarının yetiştiği bir merkez haline gelmişti. Ancak bugün, bu topraklar, artan maliyetler, işgücü sorunları ve yetersiz devlet destekleriyle boğuşuyor. İcradan satılık at ilanları, bu çöküşün acı bir yansımasıdır.

Yükselen Maliyetler ve Çiftliklerin Çaresizliği
 

Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi’nde yayınlanan Mahmudiye’de faaliyet gösteren 12 at yetiştiricisi ile yapılan bir araştırma sektörün durumunu gözler önüne seriyor. Mahmudiye’deki at yetiştiriciliği işletmeleri, hızla artan yem fiyatları karşısında adeta çaresiz kalmış durumda. Yapılan araştırmalara göre, işletmelerin toplam maliyetlerinin neredeyse yarısını (%49,33) yem giderleri oluşturuyor. Atların sağlıklı ve performanslı olabilmesi için kaliteli beslenme şart, ancak yem fiyatlarındaki bu kontrolsüz artış, yetiştiricilerin kârlılığını ciddi şekilde düşürüyor. Veteriner hizmetleri, işçilik ve barınma giderleri de eklenince, birçok çiftlik ayakta kalmakta zorlanıyor. Bu durum, atların icradan satılmasına kadar varan bir kısır döngüyü beraberinde getiriyor.

İşgücü Eksikliği ve Pazarlama Sorunları

Mahmudiye’deki at yetiştiriciliği işletmelerinin %50’si, işgücü temininde ciddi sıkıntılar yaşıyor. At yetiştiriciliği, uzmanlık ve deneyim gerektiren bir alan, ancak deneyimli bakıcı ve antrenör bulmak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Ayrıca, işletmelerin %83,33’ü pazarlama konusunda büyük sorunlar yaşadığını belirtiyor. Yarış atı yetiştiriciliği yapan çiftlikler, ürettikleri atları satmakta ve uygun fiyatlara müşteri bulmakta zorlanıyor. Yetersiz tanıtım ve karmaşık satış süreçleri, sektörü adeta bir çıkmaza sürüklüyor.

Yetersiz Devlet Destekleri

Mahmudiye’deki işletmelerin %41,67’si, devlet desteklerini yetersiz buluyor. Özellikle yem ve veteriner hizmetleri için sağlanacak sübvansiyonlar, işletmelerin maliyet yükünü hafifletebilir. Ancak, atçılık sektörü genel tarım destekleri içerisinde geri planda kalıyor. Bu durum, Mahmudiye’nin atçılık sektörünün can çekişmesine neden oluyor. Devletin, bu sektöre özel teşvikler ve destek programları oluşturması, Mahmudiye’nin yeniden canlanması için hayati önem taşıyor.

Mahmudiye’yi Yeniden Ayağa Kaldırmak İçin Ne Yapılmalı?

Mahmudiye’nin eski ihtişamına kavuşması için acilen stratejik adımlar atılmalıdır:

  1. Atçılık Eğitim Merkezi Kurulmalı: Gençlerin at yetiştiriciliği konusunda eğitilmesi ve bu alanda uzmanlaşmalarını sağlamak için Mahmudiye’de bir atçılık eğitim merkezi kurulmalıdır. Bu merkez, sektörün geleceğini garanti altına alabilir.
  2. Antrenman Sahaları ve Modern Altyapı: Atların yarış öncesinde en iyi duruma gelebilmeleri için özel antrenman sahaları inşa edilmeli ve modern altyapı yatırımları yapılmalıdır.
  3. Pazarlama ve Satış Merkezleri: At satışlarının daha sistematik ve güvenilir bir şekilde yapılabilmesi için Mahmudiye’de modern bir satış ve pazarlama merkezi oluşturulmalıdır. Bu, çiftliklerin ürünlerini daha kolay pazarlamasını sağlayacaktır.
  4. Agro-Turizm ile Ekonomik Canlanma: Atçılıkla ilgili turizm faaliyetleri teşvik edilerek, bölgeye turist çekmek ve ekonomik çeşitlilik yaratmak mümkün olabilir. At binme, binicilik kursları ve çiftlik turları gibi etkinliklerle Mahmudiye’nin turizm potansiyeli artırılmalıdır.

Mirasımıza Sahip Çıkmak Zorundayız!

Mahmudiye, sadece bir atçılık merkezi değil, aynı zamanda Türkiye’nin köklü bir mirasıdır. İcradan satılık at ilanları, bu mirasın nasıl yok edildiğinin acı bir göstergesidir. Mahmudiye’deki atçılık sektörüne sahip çıkmak, geçmişimize ve mirasımıza sahip çıkmaktır. Bu sektörün yeniden canlanması için devletin, yerel yönetimlerin ve vatandaşların elini taşın altına koyması gerekiyor. Mahmudiye, yeniden şampiyon atların yetiştiği bir merkez olmalıdır. Bunu başarmak, sadece bölgesel kalkınma için değil, Türkiye’nin atçılık sektörünün geleceği için de büyük bir adım olacaktır.

Mahmudiye’yi kurtarmak, geçmişimize sahip çıkmaktır. Bu mirası yok etmeye hakkımız yok!