Eskişehir merkezli Kadın Hekimler Eğitime Destek Vakfı (KAHEV), Türkiye’nin dört bir yanında eğitim ve sağlık alanında yaptığı çalışmalarla adeta bir iyilik hareketine öncülük ediyor. 2018 yılında kadın hekimler tarafından kurulan bu vakıf, sadece hastalara şifa dağıtmakla kalmıyor, ülkenin geleceği için de umut oluyor. KAHEV, koruyucu sağlık hizmetlerinin önemini bilen, toplumun sağlıklı ve güçlü bir geleceğe kavuşması için çabalayan kadın hekimlerin ortak bir amaca hizmet ettiği bir dayanışma örneği. Bu amacın merkezinde ise eğitim var; çünkü onlar biliyor ki, sağlıklı bir toplum, ancak eğitimli ve bilinçli bireylerle mümkün olabilir.
Koruyucu Toplum Hizmeti
Koruyucu sağlık hizmetleri, hastalıklar ortaya çıkmadan önce önlem almayı, erken teşhis ve tedaviyle toplumun sağlığını korumayı hedefler. KAHEV’in kurucuları olan kadın hekimler, mesleklerinin gereği olarak bu bilinçle hareket ediyor. Ancak onların vizyonu, sadece hastalara derman olmakla sınırlı değil. Toplumun geleceğini şekillendirecek olan gençlerin eğitimine destek olarak, ülkenin sağlıklı ve güçlü bir geleceğe sahip olması için çalışıyorlar. Çünkü biliyorlar ki, eğitimli bir gençlik, hem bireysel hem de toplumsal anlamda sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturur.
KAHEV, bu bilinçle hareket ederek, özellikle kırsal bölgelerdeki çocukların nitelikli eğitime erişimini sağlamak için çalışıyor. Bugüne kadar 5.000’den fazla öğrenciye düzenli burs sağlayan vakıf, COVID-19 salgını sırasında hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının çocuklarına da destek verdi. Ayrıca, yüzlerce okula el uzatarak kütüphaneler, laboratuvarlar, akıl ve zeka oyunları sınıfları kurdu, okulların bakım ve onarımını üstlendi. Bu çalışmalar, sadece eğitim alanında değil, toplumun sosyal ve kültürel gelişimine de büyük katkı sağlıyor.
Bir Kıvılcımdan Doğan Eğitim Seferberliği
KAHEV’inhikayesi, bir sosyal medya grubunda atılan küçük bir adımla başladı. 2017 yılında, başarılı bir lise öğrencisinin maddi yetersizlik nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalması, kadın hekimleri harekete geçirdi. İlk etapta 25 öğrenciye burs veren bu grup, zaman içinde büyüdü ve 2018 yılında resmi bir vakıf haline geldi. Bugün, 5.500 resmi üyesi ve 28.000 gönüllüsüyle KAHEV, Türkiye’nin en büyük sivil toplum hareketlerinden biri haline geldi.
Vakfın başkanı Dr. Demet Başer, bu süreci “Bir kıvılcımın eğitim seferberliğine dönüşmesi” olarak tanımlıyor. KAHEV’in temel felsefesi, eğitimin bir insan hakkı olduğu ve her çocuğun eşit eğitim olanaklarına sahip olması gerektiği inancına dayanıyor. Bu inançla, vakıf sadece burs vermekle kalmıyor, bursiyerlerine sosyal ve psikolojik destek de sağlıyor. Her bir bursiyer, bir kadın hekimin referansıyla vakfa dahil oluyor ve bu hekimler, öğrencilerin hem mentörü hem de yol göstericisi oluyor.
Toplumsal Dönüşümün Güçlü Kadınları
KAHEV’in en dikkat çeken yönlerinden biri, kadın hekimlerin öncülüğünde yürütülen bir hareket olması. Cumhuriyetin kadın doktorları, sadece mesleklerinde değil, toplumsal sorumluluklarında da örnek bir duruş sergiliyor. Onlar, eğitimin dönüştürücü gücüne inanıyor ve bu inançla, ülkenin dört bir yanındaki çocukların hayatına dokunuyor. Mezun bursiyerlerinhikayeleri, bu dönüşümün en somut örnekleri. Örneğin, Gülsüm artık bir İngilizce öğretmeni, Sadiye ise bir eczacı, Oğuzhan doktor ve daha onlarcası hayata tutundu . Başarı hikayeleri, KAHEV’in sadece maddi destek değil, aynı zamanda umut ve motivasyon da sağladığının bir göstergesi.
Sağlıklı Bir Gelecek İçin El Ele
KAHEV’in çalışmaları, sadece eğitimle sınırlı değil. Vakıf, sağlıklı yaşam konusunda da toplumu bilinçlendirmek için çaba gösteriyor. Sağlıklı beslenme, gıda etiketi okuma gibi konularda düzenlenen seminerler, toplumun sağlık okuryazarlığını artırmayı hedefliyor. Ayrıca, otizm farkındalığı gibi özel konularda da etkinlikler düzenleyerek, toplumsal duyarlılığı artırıyor.
KAHEV, Atatürk İlke ve İnkılapları’na bağlı, eşitlikçi ve çağdaş bir eğitim anlayışını benimsiyor. Bu anlayışla, ülkenin her köşesindeki çocukların eğitim hakkına sahip çıkıyor. Vehbi Koç Vakfı’ndan Halide Edip Adıvar Ödülü’ne kadar birçok ödülle taçlandırılan KAHEV, Türkiye’nin geleceği için umut veren bir proje.
İyilik Bulaşıcıdır
KAHEV, kadın hekimlerin öncülüğünde başlayan ve binlerce gönüllünün katılımıyla büyüyen bir iyilik hareketi. Onlar, hastalara şifa dağıtırken, bir yandan da toplumun geleceğini aydınlatıyor. Eğitim, sağlık ve dayanışma ekseninde yürüttükleri çalışmalarla, güçlü ve sağlıklı bir Türkiye’nin inşasına katkıda bulunuyorlar. KAHEV’inhikayesi, iyiliğin ne kadar bulaşıcı olduğunu bir kez daha gösteriyor. Ve bu hikaye, her birimizin içindeki iyilik tohumlarını yeşertmek için bir çağrı niteliğinde. Çünkü biliyoruz ki, güçlü bir Türkiye, ancak el ele vererek inşa edilebilir.